tanrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tanrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mayıs 13, 2007

Sayın Tanrı ve Monologlar

"Parlak Işığı ve Tanrı'yı Bulup Kamil veya Kamil Pozisyonuna Erme" adını verdiğim projemin gelişme aşamaları sırasında tuttuğum günlüğümden bir iki kesit vereyim istedim sizlere...

Sevgili Tanrı! Bak, beni deli etmenin sana hiç bir yararı olmayacağı gibi tam aksine hiç de akıl karı bir şey değildir... O yüzden, lütfen evime kitaplar göndermeyi kes artık... Onları okumak istemiyorum... Böyle bir niyetim de olmadı hiç zaten... Teşekkür ederim...

... Tanrı!!! Sen varsın! Araştırma ve deneylerime göre gerçekten var gibisin... Ben de şaka yapıyorsun veya eğleniyorsun falan zannları içerisindeydim...

...Çok sevgili Tanrı... "Parlak Işığı ve Tanrı'yı Bulup Kamil veya Kamil Pozisyonuna Erme" prosesimin sonlarına yaklaşıyorum artık galiba... Sadece bil istedim... Ama sana bunula ilgili hiç bir şey anlatmayacağım...

... Sayın Tanrı... Ne var ki geçtiğim zamanda umudumu yitirdim galiba... Ama yılmayacağım... Bizim çocuk cesaretimiz mi bizi bir yerlere getiren? Yoksa hepsini kaybettiren o mu? Neyse... Neden sana soruyorum ki zaten? Bazı insanlar senin cevapları önceden yolladığını savunuyorlar... İnanmıyorum onlara...

...Yüceler yücesi! Ah, sadece şakaydı... Neyseartık bu çalışmanın tamamen bir insomniyağın
saçmalama monologlarından ibaret olduğuna kanaaat getirmeye başladım... Ve galiba seni kendi içimden başka bir yerde bulamayacağım... Hoş, onu bile yapmak yeterince zor... Sonuç olarak eğer bir günlüğüne de olsa buralara bakarsan bir el salla... Sayın Tanrı... Eğer oradaysan ses ver...

Hımm evet burda bitmiş bu çalışma...

Perşembe, Aralık 14, 2006

Sonsuzluk Daim,Tanrı'yı Beklemek Uzun,Carpe Diem Güzeldir!

İlk blog denemem,saatlerden bi ssat günlerden bir gün yine insanlar ölüyor,bazıları doğuyor sularına hiç dokunmadığım bir kaç okyanus kıyılara vuruyor ve yüzlerini hiç görmediğim insanlar uyuyor, çalışıyor,işe gidiyor,onları uyandıran saatlere sövüyor, "Tanrı" adını verdiğimiz olguya yalvarıyor... Bense henüz gelmemiş olan yarın için endişeleniyorum daha şimdiden. Oysa ne gereği var ki? İnsan beyni bunu algılarken güçlük çekiyor,ömrümüzün %90 ı bu endişeyle geçiyor... Aslında hiç çaktırma konuyu öyle bi dağıttım ki of of aklın durur... Sonsuzluktan başlayıp Tanrı'nın yokluğuna ordan da carpe diem e bağladım bakalım sonu ne olacak? Aslında sonsuzluk daim, Tanrı'yı beklemek uzun, carpe diem de güzeldir...Dağılın şimdi!!!